Vergi Usul Kanunu

Yönetim Kurulu Kararı ile Alacak Silinebilir mi ?

Yönetim Kurulu Kararı ile Alacak Silinebilir mi ?

Bir alacak ancak Vergi Usul Kanunu düzenlemeleri gereği “değersiz alacak” veya “vazgeçilen alacak “addedilerek bilançodan silinerek çıkarılabilmektedir.

Buna göre Vergi Usul Kanunu’nun;

  • 322. maddesinde “değersiz alacaklar”,
  • Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmayan alacaklar değersiz alacaktır. Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler.”
  • 324. maddesinde ise “vazgeçilen alacaklar”,
  • Konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacaklar, borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına alınır. Bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kar hesabına naklolunur.”
şeklinde düzenlenmiştir.
Ancak Kanun düzenlemesinde, değersiz alacakların kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesaika dayandırılması gerektiği bununla birlikte vazgeçilen alacaklar için konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçildiği belirtilse de kanaat verici vesikaların neler olduğu veya sulh yolunun nasıl olması gerektiğine ilişkin Kanunda bir düzenleme yer almamaktadır.
Dolayısıyla bu doğrultuda yönetim kurulu kararının kanaat verici bir vesika olup olmadığı tereddüt yaratmaktadır.
Konuya ilişkin kanaat verici vesikaların neler olduğunu veya sulh yolunun nasıl olması gerektiğini Vergi İdaresi’nin vermiş olduğu özelgelerden yola çıkarak ulaşmaktayız.
Örneğin Kayseri Vergi Dairesi’nin vermiş olduğu 23.01.2017 tarih, 50426076-125[9-2014/20-241]-8 sayılı özelgede,
  • Vergi hukuku uygulaması bakımından kanaat verici vesikalara örnek olarak aşağıdaki belgelerin sayıldığı,
– Borçlunun herhangi bir mal varlığı bırakmadan ölümü veya Medeni Kanunun 31 ve izleyen maddelerine göre mahkemelerce borçlu hakkında verilen gaiplik kararı ve mirasçıların da mirası reddettiklerine dair sulh hukuk mahkemelerince verilmiş bulunan mirası red kararı,
– Borçlu aleyhine alacaklı tarafından açılan davayı borçlunun kazandığına dair mahkeme kararı,
– Mahkeme huzurunda alacaktan vazgeçildiğine ilişkin olarak düzenlenmiş belgeler,
– Alacaktan vazgeçildiğine dair konkordato anlaşması,
– Borçlunun dolandırıcılıktan mahkum olması ve herhangi bir malvarlığı bulunmadığını belgeleyen resmi evrak,
– Borçlunun adresinin saptanamaması nedeniyle icra takibat dosyasının kaldırıldığını ve yasal süresi içerisinde yenileme talebinde de bulunulmadığını gösteren icra memurluğu yazısı,- Gerek doğuşu gerekse vazgeçilmesi bakımından belli ve inandırıcı sebepleri olmak şartıyla alacaktan vazgeçildiğini gösteren anlaşmalar (alacaklının tek taraflı irade beyanı ile alınmasından vazgeçilen alacakların, değersiz alacak olarak zarar kaydı mümkün değildir.),
– Ticaret mahkemesince borçlu hakkında verilmiş ve ilgili masa tarafından tasfiyeye tabi tutulmuş bulunan iflas kararına ilişkin belgeler.
  • Bununla birlikte alınan yönetim kurulu kararının kanaat verici vesika olarak kabulünün mümkün olmadığı,
  • Ayrıca konkordatonun, İcra ve İflas Kanununda düzenlenmesi sebebiyle usul ve esaslarının ayrıntılı bir şekilde ortaya konulduğunu ancak sulh yoluyla vazgeçmenin ise herhangi bir şekle tabi olmadığı ancak sulh yolu ile alınmasından vazgeçilen alacağın kanaat verici bir vesika ile tevsik edilmesi gerektiği dolayısıyla mahkeme huzurunda alacaktan vazgeçildiğine ilişkin olarak düzenlenmiş belgeler veya yukarıda ifade edildiği şekilde alacaktan vazgeçildiğini gösteren anlaşmanın bulunması halinde vazgeçilen alacak olarak değerlendirilmesinin mümkün olduğu ifade edilmiştir.
Ayrıca benzer şekilde Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 20.06.2017 tarih, B.07.1.GİB.4.99.16.01-105[322]-11633 sayılı özelgesinde ise,
  • Alacaktan feragat edilmesi ve bu hususta tarafların karşılıklı imzalayacakları mutabakat, protokol ve ibranamenin noter tarafından onaylanması halinde bu belgeler ile veyahut mahkeme huzurunda alacaktan vazgeçilmiş ise buna ilişkin olarak düzenlenmiş belgeler ile kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacakların değersiz alacak haline gelecekleri belirtilmiştir.
Sonuç olarak; vergi otoriteleri tarafından, yönetim kurulu kararının kanaat verici vesika olarak kabul edilmemesi sebebiyle söz konusu karara istinaden bilançodan silinen alacaklara ilişkin vergi inceleme elemanlarınca cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı yapılabilecektir.
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.