KDVMuhasebe Kayıtları

Credit ve Debit Notu’nun KDV ve Muhasebe Açısından Değerlendirilmesi

Credit ve Debit Notu ’nun KDV ve Muhasebe Açısından Değerlendirilmesi

Şirketler tarafından yapılan ithalat işlemlerinde, malın kalitesizliği, reklamasyon, transfer fiyatlandırması, sehven yapılan hatalar vb. sebeplerle ortaya çıkan fiyat farklılıklarını gidermek için yurt dışı firma tarafından credit note (alacak dekontu) veya debit note (borç dekontu) düzenlenebilmektedir.
Bu doğrultuda yazımızda yurt dışı firma tarafından düzenlenen credit ve debit noteların KDV ve muhasebe kaydının nasıl olması gerektiğine yer verilecektir.

I- Konunun KDV Açısından Değerlendirilmesi

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun; 1. maddesinde Türkiye’de yapılan ticarî, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin Katma Değer Vergisi’ne tabi olduğu, 6. maddesinde ise işlemlerin Türkiye’de yapılmasından malların teslim anında Türkiye’de bulunmasını, hizmetin Türkiye’de yapılmasını veya hizmetten Türkiye’de yararlanılmasının anlaşılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Söz konusu Kanun’un 35. maddesinde ise;
“Malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vuku bulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükellef bunlar için borçlandığı vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükellef ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vuku bulduğu dönem içinde düzeltir. Şu kadar ki, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesi şarttır.”
açıklamalarına yer verilmiştir.
Diğer taraftan Katma Değer Vergisi Uygulamaları Genel Tebliği’nin “C- Mükellef ve Vergi Sorumlusu” başlıklı bölümünün “1.1.2. Fazla ve Yersiz Ödenen Verginin İadesi” alt başlığında;
“İthalat sırasında fazla veya yersiz uygulanan verginin indirim hakkına sahip mükelleflere iadesi, mükellefin beyanlarının düzeltilmesi üzerine bağlı olduğu vergi dairesince gerçekleştirilir. Bunun için, indirim hakkına sahip mükellef, gümrük idaresine bir dilekçe ile başvurarak, gümrük idaresi fazla veya yersiz tahsil ettiği vergi tutarını mükellefin vergi dairesine doğrudan göndereceği bir yazı ile bildirir. Vergi dairesi bu yazı üzerine iade talebini sonuçlandırır.”
hükmü yer almaktadır.
Bununla birlikte söz konusu paragrafa 21 Mayıs 2016 tarihli ve 29718 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’in 1. maddesi ile aşağıda yer verilen paragraf eklenmiştir.
İndirim hakkına sahip mükelleflerin ithalat matrahında, ithalat işleminden sonra meydana gelen azalmalar (transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtıldığının tespit edildiği durumlar dâhil) nedeniyle fazla veya yersiz ödenen vergiler, bu mükellefler tarafından indirim hesaplarına alındığından iade edilmez. İthalat sırasında fazla veya yersiz ödenen bu vergiler ile ilgili olarak indirim hesaplarında herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.Bu uygulama yurtdışından temin edilen hizmetlere (gayri maddi hak ödemeleri dâhil) ilişkin sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenen vergiler için de geçerlidir.”
Yukarıda yer verdiğimiz KDV düzenlemeleri dikkate alındığında,

a- Credit Note (Alacak Dekontu)

Türkiye’deki Şirket açısından gelir doğurucu bir işlem olup, 21 Mayıs 2016 tarihli ve 29718 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’de yapılan düzenlemeler doğrultusunda, TR’deki şirket tarafından temine edilen credit note üzerinden KDV hesaplanmaması gerekecektir.

b- Debit Note (Borç Dekontu)

Türkiye’deki Şirket açısından maliyet veya gider doğrucu bir işlem olup 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24. maddesinde yer alan “İthal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir” düzenlemesi gereği, malın ithalinden sonra TR’deki Şirket tarafından debit note temin edilmesi durumunda, malın ithal bedeli gümrüğe beyan edilenden fazla olacağından, gümrükte eksik ödenmiş KDV söz konusu olacaktır.
Bu doğrultuda, malın fiyatında sonradan ortaya çıkan fiyat artışının dilekçe ile birlikte gümrük idaresine bildirilmesi ve KDV’nin beyan edilmesi gerekecektir.

II- Konunun Muhasebe Kayıtları Açısından Değerlendirilmesi

Şirketlerin yurt dışından ithal ettiği mallara ilişkin sonradan ortaya çıkan fiyat farklılıklarına yönelik yurt dışındaki firma tarafından düzenlenen,
  • Debit noteların malın maliyeti ile ilişkilendirmek suretiyle 153-Ticari Mallar hesabında bununla birlikte söz konusu mallar satılmış ise 621-Satılan Malın Maliyeti hesabında,
  • Credit noteların ise 602-Diğer Gelirler hesabında (Uygulamada Şirketler tarafından 649-Diğer Gelirler hesabının da kullanıldığı bilinmektedir.)
muhasebeleştirilmesi Tek Düzen Hesap Planı açısından uygun olacaktır.
Etiketler

Yorumlarınız

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close